Son güncellenen sayfaları kontrol ettin mi?

İşine yarar birşeyler çıkabilir!





Son zamanlarda gündemde sık sık domuz gribinden bahsediliyor ve televizyonlarda çeşitli bilgiler veriliyor. Bende şirket doktorumuzun hazırladığı dosyadan bazı alıntılar yaparak bendeki bilgileri paylaşmak istedim.

Öncelikle domuz gribi, kuş gribinden sonra gündemimizi meşgul eden bir diğer grip. Belirtileri normal gribe benzemekle birlikte tedavisi belirtiler görülmeye başladıktan sonraki ilk 2 gün içerisinde başlamalıdır. Tedavisinde geç kalınması durumunda ciddi solunum yolu rahatsızlıklarına ve ölümlere neden olabiliyor.

Domuz gribi, influenza A virüsünün neden olduğu ve domuzlarda salgınlara neden olan bir solunum hastalığıdır.

Belirtilerini yanda bulabilirsiniz. Gördüğünüz gibi belirtiler diğer griplerle aynı. Korunma amaçlı uygulayabileceğiniz herhangi aşı şu anda bulunmamakta.

Bulaşma yöntemleride, belirtiler gibi mevsimsel griple benzerlik göstermektedir. Yani hasta bir kişinin öksürüğü veya hapşırığı ile ve hasta kişinin ağız ve burnuna temasla bulaşabilir. Örneğin hasta bir kişinin hapşırdığı bir masa veya otobüslerde tutunma çubuğuna siz dokunduktan sonra elinizi yıkamadan ağzınıza, gözünüze veya burnunuza temas ederseniz hastalığı almış olursunuz. Hastalanan bir kişi, belirtileri göstermeden 1 gün önceden 7 gün sonraya kadar yani yaklaşık 8 gün boyunca aynı zamanda taşıyıcıdır.Çocuklar özellikle küçük çocuklar daha uzun süre taşıyıcı olabilmektedir.

Çocuklarda acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:

  • mavimsi cilt rengi
  • hızlı nefes alma veya solunum zorluğu
  • mevsimsel grip belirtilerine ek olarak ateş ve şiddetli öksürük
  • döküntü
  • huzursuzluk
  • yeterince sıvı alamama
  • uyanamama veya uyaranlara cevap verememe
Yetişkinlerde acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:

  • ani baş dönmesi
  • solunum güçlüğü veya nefes darlığı
  • şiddetli bulantı veya kusma
  • göğüs yada karın içinde ağrı veya basınç
  • konfüzyon yani dikkat zayıflığı, huzursuzluk .. vb bozukluklar

BUNLARA BAKMAK İSTEYEBİLİRSİNİZ

Açık Öğretim Fakültesi öğrencileri olarak mobilöğren servisi ile akademik bilgilerinize ulaşabilmektesiniz. Bunun için mobilöğren' e üye olmanız yeterli. Mobilöğren’ e üye olduğunuz zaman bilgileriniz size kısa mesaj ile otomatik olarak gönderilecek. Ayrıca dilediğiniz zaman sorgulama yaparak servisi kullanabileceksiniz. 

Mobilöğren’ e üye olduğunuzda yıl boyunca iletilecek bilgiler;

  • Açıklandığı anda Sınav Sonuçlarınız

  • Kayıt Yenileme Tarihleriniz ve Harç Miktarınız ve Son Ödeme Tarihi,

  • Derslerinize Ait Televizyon Yayınlarının Haftalık Programı

  • İlinizde Yapılan Danışmanlık Derslerinin Program Bilgisi

  • Kayıt Durumunuz ve Yıllık Dersleriniz

  • Kitap Bilgileriniz ve İlinizdeki Bilgisayar Laboratuarının Adresi


Üstelik bütün bu bilgiler size özel hazırlanarak yine size gerekli olan zamanda gönderilecek. 

Size gönderilen bilgiler dışında, ihtiyacınız olabilecek bilgileri öğrenebilmeniz için de çözümler mevcut. Örneğin büronuzun adres ve telefon bilgilerine ihtiyacınız olduğunda sadece; BURO boşluk Büronuzun Adını yazarak mesaj göndermeniz yeterli olacak. 

Otomatik mesajlar size 3926 servis numarasından gönderilecek ve sorgu komutlarını kullanmak istediğinizde mesajlarınızı 3926’ya göndermeniz yeterli olacak.

Mobilöğren’ e üye olmak için ayrıca sabit bir abonelik ücreti ödemeyeceksiniz. Ders yılı boyunca sizlere gönderilecek yaklaşık 45 kısa mesajla tüm akademik bilgilerinize kolay bir şekilde ulaşabileceksiniz.

Servis üyeliğinizi kendi ihtiyaçlarınıza göre şekillendirmeniz mümkün. Hem kısa mesajla hem de mobilöğren web sitesinde üye girişi yaptığınız sayfalarda bunu kolaylıkla gerçekleştirebileceksiniz. Örneğin, otomatik bildirim istemiyorum sadece kendim sorgulamak istiyorum derseniz OTOIPTAL komutuyla Not ve Harç bildirimleriniz dışındakileri iptal edebileceksiniz ya da ben oto bildirimleri istiyorum ama Danışmanlık Ders Programını istemiyorum dediğinizde OTOD H yazıp 3926 ya göndererek bu bildirimi iptal edebileceksiniz. Yaptığınız bu değişikliği yine dilediğiniz zamanda yeniden aktif hale getirebileceksiniz.

İhtiyacınız olduğunda kullanabileceğiniz tüm sorgu komutları ve detaylı bilgiler için mobilöğren web sitesinden bilgi edinebilirsiniz.


Ücretlendirme ise şöyle; 3926 servis numarasına gönderdiğiniz her bir mesaj ve 3926 servis numarasından size gönderilen her bir mesaj 1 Kısa Mesaj/2 kontör, yani abone olduğunuz GSM Operatörünün standart mesaj tarifesi olacak. Bunun dışında herhangi bir abonelik ücreti ya da sabit ücret ödemeyeceksiniz…


Servislerle ilgili olabilecek bazı sorularınızın da cevapları şöyle:
 

Bilgileri üçüncü şahıslar bilecek mi? 

Hayır bilmeyecek. Ancak istemeniz durumunda, ailenizin ya da yakın arkadaşınızın cep telefonundan üye olarak kendi bilgilerinize ulaşabilirsiniz ya da bu cep telefonuna yapılacak otomatik bilgilendirmeler ile onların bilgilenmesini sağlayabilirisiniz.
 

Şu andaki bilgilerimde yıl içinde değişiklik olursa (telefon numaram değişirse, çalınırsa v.b) bunu nasıl iletebilirim?

Bu durumda, eğer cep telefonunuz üzerinden üyelik iptali yapamıyorsanız yorumlar@mobilogren.net’ e öğrenci bilgilerinizle beraber cep telefonu bilgilerinizi en kısa zamanda iletmeniz yeterli olacak.
 

Üye olmaktan vazgeçersem ne yapmam gerekir?

Üyeliğinizin iptali için IPTAL yazarak 3926 servis numarasına mesaj göndermeniz yeterli.

Başka sorularınız olması durumunda mobilöğren müşteri hizmetleriyle bağlantı kurabilirsiniz…

Bilgiler http://www.mobilogren.net/aof/ sitesinden alınmıştır.


Açık öğretim sınav sonuçlarınızı siteden öğrenebilirsiniz.

Araba kullanmak daha doğrusu iyi bir sürücü olmak çoğunluğun düşündüğünün aksine zor... Biz bu işi azımsıyoruz gibi geliyor bana. Damarda dolaşan Türk kanı, bize fazla güven veriyor sanırım. Trafikte olan kayıpların büyük bir kısmı hep bu fazla güven yüzünden oluyor. Bu fazla güveni nasıl mı gösteriyoruz? İşte size 1-2 örnek:

  • Emniyet kemeri takmadan araba kullanmak
  • Cep telefonu ile konuşurken araba kullanmak
  • ALKOLLÜ ARABA KULLANMAK !!!

Bu liste böyle uzar gider...  

Trafik  sadece araçlardan oluşan bir ortam değil. Bu ortamda araçlar, sürücüler, yayalar, yol, trafik levhaları,hayvanlar,hava koşulları,doğa hepsi birer etken... Hiçbirini aklınızdan çıkarmamalısınız. İsterseniz 30 sene araç kullanın, bu öğelerden birini gözardı etmemelisiniz.  Hadi kendine, reflekslerine güveniyorsun, yolun düzgün olacağına, mıcırlanmış olmayacağına, diğer sürücülerede mi güveniyorsun? Nasıl bir güvendir bu anlamadım. Söz konusu "CAN" olunca bu kadar güven olmaz. 

Nasıl bir kendine güvendirki, o kadar para verilip alınan araçlarda güvenlik için konulan emniyet kemeri ikazını susturmak için alternatif yöntemler üretiyoruz. Arkadan geçirilip takılmış kemerler, kemeri takıp çıkarmalar,polisi görünce takıp sonra çıkarmalar,hatta bu özelliği çıkarttıranlar... Madem bu kadar para verdiniz güvenli kullanın değil mi ... Ayrıca sadece şöför değil diğer yolcularda kemer takmalılar. Neden mi? Aracınız hızlı olmasada, kaza yaptığınızda araç içindekiler büyük ve beklenmedik bir etkiye tabi kalırlar. Bunun sonucunda eğer kemer takmıyorsanız yanınızdaki kişininde hayatını tehlikeye atarsınız. Bu video herşeyi daha net açıklıyor sanırım:

Emniyet kemeri takılmazsa ne olur?

 Alkollü araç kullanmak, direk cana kasttır. Hem kendi canınıza hemde başkalarının canına. Taksimde, kadıköyde, caddede güzel bir akşam geçirdiniz. Rakınızı, şarabınızı içtiniz güzel güzel muhabbetinizi ettiniz. Saat 12'yi geçti. Sırf taksi parası vermemek için arabanızı almayın. Daha yeni 90-100 milyon yemeğe vermişken, taksi parasından kaçmayın. Bedeli ağır olabilir. Ya kendi canınızı acıtırsınız (ölmekte var sakat kalmakta), yada bir başkasının canını yakarsınız ve vicdan azabı çekersiniz. Tabi bu vicdanı olan insanlar için geçerli.... Trafikte başka araçları sıkıştıranlara, gideceği yere 5 dakika erken gideceğim diye trafiği birbirine katanlara söylenecek söz bulabiliyorum. Tek sorum "O 5-10 DAKİKA SİZİN VEYA BAŞKASININ HAYATINI TEHLİKEYE ATMAYA DEĞER Mİ?"Süre önemli değil aslında ne olursa olsun isterse 3 saat olsun. Şu sorunun cevabını vermek ne kadar zor olabilir ki? X SAAT ERKEN GİTMEK Mİ, X KİŞİNİN HAYATI MI?  Eğer bu sorunun cevabını düşünüyorsanız zaten yazının geri kalanını okumasanızda olur... Potansiyel katil olarak yaşamaya devam edin... Üstelik sandığınız kadar karlı değil bu iş. Harcadığınız benzin, yaşadığınız stres ve sonucunda aslında o kadar çok zaman kazandırıyor mu? Aşağıda düz yolda, trafik olmadan yapılmış bir ölçümleme var. Bu tabloya göre alınan riske değmez. Üstelik düz yolda, trafik olmayan rakamlar bunlar. Yani diğer şeritleri taciz etmeden, emniyet şeridinden gidip EDS kameralarının olduğu noktada tekrar trafiğe dalmak gibi ufak ayrıntılar yok.  Emniyet şeridini kullanıp yola girmeye çalışan birine yol vereceğime kaza yaparım daha iyi. Hoş trafikte manyakta çok. Yol kavgası yüzünden insan öldürülen bir memlekette benim aldığım riskte az değil. 

Peki bir soru, saatte 160 ile giderken lastiğiniz patlarsa, çukura girerseniz, karşınıza kuş,böcek,hayvan çıkarsa, veya insan çıkarsa ne yaparsınız ve tepki vermek için kaç saniyeniz var? Biraz daha insaflı davranıp saatte 105 km'ye kadar olan listeyi veriyorum. Ama tablo pek iç açıcı değil, bu tabloya göre 100 ile giderken durmanız gerekirse, ancak 80 metre sonra durabilirsiniz. Çıplak gözle bu kadar uzağı net gören arkadaşlara virajları ve hava şartlarınıda hatırlatmak isterim.

Durma Mesafeleri Tablosu

Bu arada ABS’lerine güvenip bu tablo benim için farklı diyenlere bir uyarım var. ABS fren mesafesine direk etki eden bir güvenlik sistemi değildir. Ani fren esnasında tekerleklerin kilitlenmesini önler ve araç hakimiyetini korumanıza yardımcı olur. Bu nedenle öndeki aracın dibine yapışmadan bir kez daha düşünün.

 Bu yazıyı neden mi yazıyorum. Çünkü normal bir vatandaş, sürücü, yaya, insan olarak ben anormal sürücülerden manyaklardan ve yeni trafiğe çıkacak ve onlara özenenlerden bunalmış durumdayım. Trafik kuralları trafikteki herkes için ve herkesin güvenliği için geçerli. Polisin önünden geçerken telefonu kapatan veya hız tabelalarını sallamayan arkadaşlara duyuru, o kurallar bizim GÜVENLİĞİMİZ İÇİN polislere iş çıksın diye değil.

 Sorunu ortaya koymak yetmez, hadi çöz bakalım diyenler içinse hemen aklıma gelen bir şeyi yazayım. En azından yeni ehliyet alacaklara faydası olur. Tüm ehliyet kurslarında 2 saatlik ve katılımın zorunlu olduğu “Bir Arabayla Neler Yapılabilir?” dersi / sunumu konulmalı ve bu sunumlarda yaşanan kazalardan ibretlik resimler, videolar paylaşılmalı. Ama sansür olmadan, 1 tonluk silahların yani araçların başına geçtiklerinde nelere sebep olabileceklerini bilmeliler. Bu onların hakkı. 

Uzun lafın kısası, bu kadar agresif sürücünün olduğu sonuçların düşünülmediği bir ortamda, “İçinizdeki Trafik Canavarını Durdurun” kampanyasından daha agresif bir kampanya yapılırsa daha etkili olur bence. Başka türlü aklımızı başımıza alacağımızı sanmıyorum.